viagra online Cialis online viagra online


Kolloidal Gümüş Suyu

Kolloidal Gümüş Suyu Doğal bir antibiyotik olan Kolloidal Gümüş Suyunun hayatımıza girmesinin zamanı gelmedi mi?

Çok enteresan değil mi? Kolloidal gümüş suyu… Bu da nerden çıktı diye soruların kafanızda oluştuğunu anlayabiliyorum.

Hamile olduğumu ilk öğrendiğimde çevremden inanılmaz bir bilgi kirliliği ile boğulmaya başladığımda acilen bu konuda kendimi eğitmek için ciddi bir araştırmaya girdim. Bu süreç bebeğimin gelişimi ve psikolojisiyle alakalı bir süreç iken sürecin beni sağlık noktasında neler yapmam gerektiği konusunda yönlendirdiğini fark etmeye başladım. Çünkü doğan bir bebeğin karşılaşacağı mikroplarda olacaktı elbet ve bu mikroplar ile karşılaşırken yaşayacağımız hastalık süreçleri ve de bir sürü ilaç… Bebeğime bu ilaçların hiç birini kullandırmak istemiyordum. Çünkü insan ve dünya birbirine çok benzemekte ve dünyamız bizi beslemekteydi. Kimyasal ilaçları yani fıtratımıza uygun olmayan maddeleri kullanmadan “bir tabiat risalesinden okuduğum bir bilgiyle tabiatın eczanesinden” faydalanmam gerektiğinin bilincindeydim. Çünkü hamileliğim süresinde FİTOTERAPİ üzerine yüksek lisansımı yapmaktaydım. Sürecim önceleri sadece bitkilerin şifalı etkisi üzerinde çalışmalar yapmak iken kendimi taşların ve madenlerin de şifalı etkilerinin dünyasında buldum. Ve okuduğum bir kitapta stronsiyum adlı bir madenin baş parmak büyüklüğündeki bir miktarını bir şişeye koyup üzerine su boşaltılıp o suyun içilmesi ile stresin dağılması ve rahatlatması gibi bir açıklama üzerine madenlerin şifa verici etkisine ilgim arttı ve araştırmalarımı bu yönde ilerletmeye başladım. İşte bu süreçte muhteşem bir maden olan GÜMÜŞ ile karşı karşı geldim. Evet gümüşü insanlar yıllar takı olarak kullanmakta. Ancak gümüşün takı olma süreci nasıl başladı. Geçmişin tıp alimleri kulak memesi, el bileği boyuna takılar taktırmaktaydı. Bu işlemler şifa için yapılmaktaydı. Ancak geçen süreç bu bilgileri bize unutturdu ve biz gümüşü sadece takı olarak kullanmaya başladık. Oysa İnsanlık tarihinde insanlar bakın gümüşü nasıl kullanıyormuş:

Gümüşün ilk kez M.Ö. 3100 yıllarında Mısırlılar ve M.O. 2500 yıllarında Çinliler ve Persler tarafından kullanıldığı biliniyor. Bu eski uygarlıklar enfeksiyonları ve gıda bozulmalarını önlemek amacıyla gümüş kap kullanırlarmış. M.Ö. 800 yıllarına doğru gümüş, Nil nehri civarında para olarak kullanılmaya başlanmış. Fenikeliler döneminde su, şarap ve sirke gümüş şişelerde saklanarak mikrobiyal bozunmaları engelledikleri söyleniyor. Romalıların yaralanmalarda, kırılmalarda ve deri hastalıklarında gümüş nitrat kullandığı biliniyor. M.Ö. 69 yılındaki ilaç kitaplarında gümüş nitrat, mikrop oldurucu etkisi ile geçmişti. Modern tıbbın babası sayılan Hipokrat notlarında gümüşün iyileştirici ve enfeksiyon oluşumunu azaltıcı bir madde olduğunu belirtmiş. 19. yy’ın sonlarına doğru, bir botanikçi olan İsviçre’li bilim insanı Karl Wilhelm von Nageli, gümüşteki bu mikrop öldürücü etkinin gümüş iyonlarından kaynaklandığını tespit ediyordu. 1900’lu yıllarda ise süt şişelerine gümüş paralar atılarak sütün uzun süre taze kalması sağlanmaya çalışılmış. Antibiyotikler geliştirilmeden önce gümüş bileşikleri, enfeksiyonlara karşı kullanılmış. Gümüşün yaygın bir şekilde kullanımı, antibiyotiklerin gelişmesi ile oldukça azalmış ve son yıllarda geniş spektrumlu bir antimikrobiyal olmasından dolayı yeniden dikkatleri üzerine çekmiştir.

Evet değerli okuyucularım uzun süre araştırma yaptıktan sonra hayatıma soktuğum bir vazgeçilmezim ve danışanlarıma da önerdiğim bir ürün. Kolloidal gümüş suyu.

Gelin kısaca bir bakalım Kolloidal gümüş suyu nedir ne işe yarar?

İnsanoğlunun yaklaşık yüz senedir bildiği ve terapi maksatlı kullandığı gümüş suyu; 1939’lu yıllarda antibiyotik ilaç üreten firmaların baskısıyla yok olma tehlikesiyle karşı-karşıya kalmış; hatta çeşitli ülkelerde bir takım yasaklamalarla hak etmediği bir değerlendirmeye maruz bırakılmıştır. Oysa insanlık öteden beri; sularını gümüş kaplarda saklamayı ve yemeklerini gümüş kaplardan yemeyi tercih ederek, gümüşü özellikle takı olarak üzerinde taşımayı seçmiştir. Bu; tesadüfi bir uygulama olmayıp, insanlığın binlerce yılda ortaya çıkardığı hakikatlere dayanmaktadır.

“Gümüşsuyu” çok özel yöntemler kullanılarak saf gümüşün suyla karıştırılmasından oluşan; tedavici özellikler taşıyan, bağışıklık sistemini kuvvetlendirme etkisine sahip terkiptir.

Gümüşsuyu; karışımdaki gümüş yoğunluğunun (ppm) bağlı olrak değişik etkiler gösterir. Farklı hastalıklar ve farklı hastalık şiddetleri göz önünde bulundurularak özel karışımlar hazırlanır.

 

Kolloidal gümüş suyu hangi hastalıklarda kullanılabilir?

Ağız ve diş hastalıklarında

Sistit

Tüm mantar rahatsızlıkları ( Vajinal mantar, ayak mantarları )

Egzema

Sedef

Kemoterapi öncesi ve sonrası ilaç yan etkilerinin giderilmesi

Ülser

Siğiller

Akne-sivilce

Astım bronşit

Soğuk algınlığı hastalıkları

Tırnak iltihabı

Bademcik iltihabı

Ameliyat sonrası oluşabilecek iltihabı durumlara karşı bir korunma ajanı ve daha bir çok hastalıkta Kolloidal gümüşsuyu oldukça ciddi başarılar göstermektedir. Yukarıda saydığım rahatsızlıklar dışında birçok rahatsızlıkta ciddi sonuçlar veren Kolloidal gümüşsuyu 0 yaştan itibaren sadece hastalıklardan korunmak amacıyla bile kullanılabilecek bir yardımcı. Ancak Kolloidal gümüşsuyu alırken ve kullanırken dikkat edilecek hususlar söz konusu:

 

Bunların başında çeşme suyuyla hazırlanan veya doğrudan gümüş tozu kullanılarak hazırlanan preparatlar piyasada bulunabilmektedir. Bu ürünlere itibar edilmemelidir. Aksi takdirde ten renginde değişimlere neden olabilir.

Profesyonelce hazırlanmış kolloidal gümüş suyu asla çeşme suyu ile yapılmaz. Kolloit hale gelmemiş gümüş parçacıkları vücuttan atılamaz. O nedenle mutlaka özel birikim ve yetiye sahip uzmanlarca hazırlanmış koloidal gümüşsuları tercih edilmeli. Saf gümüş ve damıtılmış su ile hazırlanmış Kolloidal gümüşsuyu vücuttan 72 saatte vücuttaki tüm zararlı etkenleri süpürerek vücuttan atılmaktadır. ( vücuttaki ağır metaller dahil )

 

Kolloidal gümüşsuyu metal veya plastik kaplarla tüketilmemeli.

Kolloidal gümüşsuyu kullanırken sarımsak ve alkolden uzak durmalı. Kolloidal gümüşsuyu ile sarımsak veya alkolun etkileşimi yok ancak etkinliğini azaltmaktadır. Kolloidal gümüşsuyuna herhangi bir rahatsızlığınızda başladığınızda mutlaka sizi yönlendiren uzmanınıza süreçten haberdar etmeli ve tavsiyelerine uyulmalıdır.

Hiçbir rahatsızlığınız yok ise hastalıklardan korunmak, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmek, çevreden veya aldığınız gıdalardan vücudunuza geçen ağır metallerden arınmak amacıyla koloidal gümüşsuyunu mutlaka hayatınıza sokmanızı öneririm.

Bu açıklamalardan sonra kısa bir teşekkür sunmak isterim:

 

Kolloidal gümüşsuyunun tanıtılması ülkemize getirilmesine öncülük etmiş ve kendisine danışıldığında sakin ses tonuyla hiç sıkılmadan yardımlarını esirgemeyen, tecrübelerini paylaşan, siz değerli okuyucularıma yukarıdaki bilgileri paylaşma konusunda hazırladığı kitaptan destek almamı sağlayan Değerli Hocamız Kemal Tuna’ya

Kendilerine danıştığım konularda kapılarını sonuna kadar açacaklarını belirterek bana “her konuda sizlere kucak açarız” şeklinde ifadesi ile beni onure eden Fatma Tuna’ya teşekkürlerimi sunarım.

Kaynak: Kemal Tuna SAĞLIKLI YAŞAM İKSİRİ: Gümüşsuyu

 

Sağlık ve esenlik dolu günler dilerim.

Fitoterapi Uzmanı

Uzman Eczacı Fidan PESEN

 

 http://www.botanikyasam.com/wp-content/uploads/2013/12/21.png

 

Kolloidal Gümüş Suyu için bir yorum bulunmaktadır.

Yorumlarınız Bizim İçin Değerli. Yorum Yaparak Sizde Sesinizi Duyurabilirsiniz.

  1. Batuhan diyor ki:

    arkadaşlar dövme için gümüş suyu kullanılır mi dövmeyi çıkarır mi dövmenin iltihabı kaybeder mi dövme kalıcı dövme Acil olarak yorum bekliyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>